Alacağa mahsuben taşınmazı alan dosya alacaklısından sıra cetveli yapılmadan ihale bedelini yatırması istenemez.

image_pdfimage_print
12. Hukuk Dairesi         2018/1130 E.  ,  2018/1951 K.

    “İçtihat Metni”

    MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

    Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin ihale alıcısı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
    Takip alacaklısı (ihale alıcısı), icra takip dosyasından yapılan ihalede ihale konusu taşınmazları alacağına mahsuben aldığını belirterek talimat icra müdürlüğünün ihale bedelinin yatırılmasına dair işleminin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.
    2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 140. maddesi; “Satış tutarı bütün alacaklıların alacağını tamamen ödemeye yetmezse icra dairesi alacaklıların bir sıra cetvelini yapar.” hükmünü içermektedir.
    İhale konusu taşınmaz veya taşınır üzerine haciz koyduran ya da ipotek hakkı bulunan alacaklı, söz konusu taşınmaz veya taşınırı ihale ile satın alıp, kendisinden önce başka alacaklı bulunmaması halinde alacağı oranında satış bedelini ödemekten kaçınabilir, satış bedelini alacağına mahsup edebilir. İhale konusu taşınmaz veya taşınır üzerinde alıcının yaptığı takip nedeniyle koydurduğu hacizden ya da ipotekten başka haciz bulunması halinde de, yukarıda belirtilen İİK.nun 140.maddesi gereğince sıra cetveli yapılması gerekecektir. Alacaklıların ne miktar hak sahibi olacakları yapılacak sıra cetvelinin kesinleşmesi ile belirlenecektir. Sıra cetveli yapılıp, ihale alıcısı (takip alacaklısı) aleyhine fark doğduğunun tespit edilmesi, diğer bir ifade ile alacaklının ihale bedelini yatırmasının gerekip gerekmediğinin belirlenmesi gerekir.
    Henüz sıra cetveli yapılmadan ve taşınmaz üzerinde haciz ve ipotekleri bulunan üçüncü kişilerin alacaklarının miktarlarının ne olduğu dahi belirlenmeden, alacaklıdan ihale bedelini yatırmasının istenmesi doğru değildir.
    Somut olayda; şikayetçi-ihale alıcısı aynı zamanda alacaklı vekili, ihale konusu taşınmazları 28/09/2015 tarihli ihalede satın aldığı, talimat icra müdürlüğünce ihale bedelini yatırması için 10 gün süre verildiği ve tapu kaydına göre taşınmaz üzerinde birden fazla haciz ve ipotek bulunduğu görülmektedir.
    Bu durumda yukarıda açıklandığı üzere birden fazla alacaklı bulunduğundan ve ihale bedeli alacakları karşılamadığından İİK’nun 140.maddesi gereğince sıra cetveli yapılması zorunludur. Sıra cetvelini düzenleme yetkisi ilk haczi koyan icra dairesine aittir. Haczin talimatla uygulanması halinde, sıra cetvelinin esas icra dairesince düzenlenmesi gerekir.
    O halde mahkemece, birden fazla alacaklı bulunması nedeniyle İİK.nun 140. maddesi gereğince icra müdürlüğünce sıra cetveli yapılarak ihale alıcısının ihale bedelini yatırması gerekip gerekmediği belirlendikten sonra ihale alıcısı aleyhine fark doğduğu tespit edilir ise ihale bedelini yatırmak üzere süre verilmesi yönünde işlem yapılması gerektiğine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.
    SONUÇ : İhale alıcısının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26/02/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

    Bir cevap yazın

    E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir