İcra müdürünün borçlu ve alacaklı tarafından kararlaştırılan ödeme taahhüdüne kamu alacağı olan “% 9,48 oranında taahhüt damga vergisinin tahsili ile” şerhini yazarak taahhütnameyi imzalaması ve bu şartın yerine getirilmemesi ödeme taahhütnamesini geçersiz hale getirmez.

image_pdfimage_print
19. Ceza Dairesi         2016/9666 E.  ,  2016/20446 K.

“İçtihat Metni”

Borçlunun ödeme şartını ihlâl suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonucunda sanığın 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 02/04/2015 tarih ve 2015/122 Esas, 2015/168 Karar sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin … İcra Ceza Mahkemesinin 19/06/2015 tarih ve 2015/67 Değişik İş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 26/04/2016 gün ve 2460 sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/05/2016 gün ve KYB. 2016-185467 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Sanığın taahhüdünü içeren 26/03/2014 tarihli tutanağa göre, İcra Müdür Yardımcısı tarafından % 9,48 oranında taahhüt damga vergisinin tahsili ile yerinde görülen talep gibi işlem yapılmasına karar verilmiş olması ve Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 16/12/2014 tarihli ve 2014/24798 esas, 2014/30536 sayılı kararı ile onanan … İcra Hukuk Mahkemesinin 23/05/2014 tarihli ve 2014/419 esas, 2014/421 sayılı kararında “belirli parayı ihtiva eden taahhütnamelerin damga vergisine tabi olacağından bahisle ödeme taahhüdünde de sözleşme damga vergisinin alınması gerektiği ve bu verginin henüz ödenmediğine” hükmedilmiş olması karşısında, şeklen tamamlanmamış olan söz konusu taahhüdün hukuken geçersiz olduğu ve sanığa isnad edilen suçun oluşmadığı nazara alınmadan, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
İcra ve İflas Kanununda taksitle ödeme taahhüdü konusunda belirli bir şekil öngörülmediğinden, ödeme taahhüdünün İcra Dairesinde sözlü veya yazılı olarak yapılması olanaklıdır.
Borçlu ve alacaklı tarafından kararlaştırılan taksitle ödeme taahhüdünü ihtiva eden tutanağın hukuken geçerli olabilmesi için borçlunun, alacaklının ve icra müdürü veya yardımcısı ya da katibin imzası ile düzenlenme tarihini taşıması, ödenmesi taahhüt edilen borcun toplam miktarını açıkça göstermesi şarttır. İcra müdürlüğü yetkilisinin tutanağı imzalaması, İcra ve İflas Kanunu’nun 8. maddesi gereğince tutanağın aleniyeti ve ispat kuvvetinin gereğidir. İmza sözleşmenin değil, tutanağın geçerlilik şartıdır. İcra müdürü taahhütte taraf olmadığından taahhüdün içeriğine müdahale edemez.
İcra müdürünün borçlu ve alacaklı tarafından kararlaştırılan ödeme taahhüdüne kamu alacağı olan “% 9,48 oranında taahhüt damga vergisinin tahsili ile” şerhini yazarak taahhütnameyi imzalaması ve bu şartın yerine getirilmemesi ödeme taahhütnamesini geçersiz hale getirmez. Bu itibarla, usulüne uygun olarak düzenlenmiş ödeme taahhüdünü ihlal eden sanık hakkındaki mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 14.07.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir